Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Şanlıurfa’ya geliyor.
Şehir Hastanesi açılacak, TEKNOFEST’in heyecanı yaşanacak, programlar yapılacak. Kürsüler kurulacak, kameralar çalışacak, protokol yerini alacak.
Bunların hepsi olacak.
Ama Şanlıurfa’nın asıl meselesi başka.
Erdoğan geldiğinde Urfa ne isteyecek?
Çünkü bu şehrin yıllardır bekleyen sorunları var. Hem de öyle birkaç başlık değil.
Hızlı tren, GAP sulamaları, öğretmen açığı, derslik ihtiyacı, mevsimlik tarım işçileri, uzman hekim eksikliği, trafik, tramvay, uçak seferleri, turizm altyapısı, sınır kapıları, kamu yatırımları…
Ve daha niceleri.
Şimdi fırsat var.
Bu kez dosya, temennilerden değil; somut taleplerden oluşmalı.
Şanlıurfa’nın istediği çok açık:
Hızlı tren için net takvim.
GAP sulamaları için yıllık yatırım ve hedef programı.
Öğretmen açığı için ihtiyaca göre kadro planlaması ve uygun maliyetli öğretmen konutları.
Derslik açığı için ilçe ilçe yatırım takvimi.
Mevsimlik tarım işçiliğini azaltmak için istihdam, sanayi ve tarımı birlikte ele alan özel program.
Şehir Hastanesi için yeterli uzman hekim ve sağlık personeli kadrosu.
Kent trafiği için ulaşım master planı, raylı sistem ve yeni köprülü kavşak yatırımları.
Şanlıurfa’dan daha fazla noktaya ulaşım sağlayacak uçak seferlerinin artırılması.
Göbeklitepe, Harran, Balıklıgöl ve Halfeti başta olmak üzere turizm değerlerini ekonomik güce dönüştürecek özel turizm yatırım programı.
Akçakale, Ceylanpınar ve Mürşitpınar için sınır ticareti ve lojistik odaklı ekonomik model.
Maliye binası ve Öğretmenevi gibi kamu yatırımları için net proje takvimi.
Şehir Hastanesi karşısındaki yaklaşık 400 dönümlük alan için ise Şanlıurfa’nın uzun vadeli çıkarlarını gözeten, şeffaf bir planlama.
Bunlar bir “istek listesi” değil.
Bunlar, büyüyen bir şehrin temel ihtiyaçları.
Mesele fotoğraf değil
Şanlıurfa’da siyaset zaman zaman kimin Cumhurbaşkanı’nın yanında fotoğraf verdiği üzerinden okunuyor.
Oysa bu ziyaretin ardından konuşulması gereken fotoğrafın kendisi değil, fotoğrafın arkasındaki sonuç olmalı.
Erdoğan Şanlıurfa’dan ayrıldıktan sonra ne değişecek?
Hızlı tren için hangi adım atılacak?
GAP’ta hangi yatırım hızlanacak?
Kaç öğretmen atanacak?
Kaç derslik yapılacak?
Şehir Hastanesi’ne kaç uzman hekim gelecek?
Tramvay için hangi karar alınacak?
Uçak seferleri artırılacak mı?
Sınır kapılarında hangi düzenleme yapılacak?
İşte bunların cevabı önemli.
Çünkü “çalışıyoruz”, “takip ediyoruz”, “gündemimizde” gibi cümleleri Urfa yıllardır duyuyor.
Bu kez ihtiyaç duyulan şey farklı:
Tarih.
Takvim.
Kaynak.
Sorumlu kurum.
Sonuç.
Şanlıurfa’nın 2024 yerel seçimleri sonrasında yaşadığı siyasi tartışmalar da aslında bu noktada anlam kazanıyor. Aday tercihleri ve seçim stratejileri üzerinden yürütülen tartışmalar bir yana, sandığın verdiği mesajın ötesinde bugün daha önemli bir gerçek var:
Şanlıurfa artık hizmetin sonucuna bakıyor.
Çünkü seçmen de vatandaş da aynı soruyu soruyor:
“Peki ne değişti?”
Erdoğan’a Urfa dosyası verilecek mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şanlıurfa ziyareti, kentin sorunlarını Ankara’nın en üst makamına doğrudan taşıma açısından önemli bir fırsat.
Ancak bunun için önce yerel siyasetin, milletvekillerinin, belediyelerin ve ilgili kurumların aynı masada buluşması gerekiyor.
Kentin öncelikleri belirlenmeli.
Dosya hazırlanmalı.
Her maddenin karşısına hedef konulmalı.
Ve o dosyanın takipçisi olunmalı.
Çünkü Cumhurbaşkanı gider.
Kameralar kapanır.
Protokol dağılır.
TEKNOFEST sona erer.
Açılış töreninin heyecanı geçer.
Ama Urfa’nın sorunları burada kalır.
İşte bu nedenle Erdoğan’ın Şanlıurfa ziyaretinin gerçek başarısı, çekilen fotoğraf sayısıyla değil, alınan kararların kaçının hayata geçtiğiyle ölçülmeli.
Şanlıurfa’nın Erdoğan’a soracağı çok soru var.
Şimdi mesele, o soruları doğru zamanda ve doğru yerde sormak.
Ve verilen cevapların peşini bırakmamak.
Çünkü Urfa’nın artık yeni sözlere değil, tutulacak sözlere ihtiyacı var.
Fotoğraf değil, sonuç.
