Şanlıurfa’da bir hastanenin açılması, sıradan bir kamu yatırımı değildir. Burası, sağlık hizmetlerine erişimde yıllardır çeşitli güçlüklerle karşılaşan, nüfusu hızla artan ve sağlık altyapısına ciddi ihtiyaç duyan bir şehir. Dolayısıyla Şehir Hastanesi’nin açılışı, Urfa için elbette önemli bir gelişmedir. Bunu teslim etmek gerekir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen açılışta, 2 bin yatak kapasitesinden söz edildi. Rakam büyük, bina büyük, beklenti daha da büyük…
Lakin Urfa’nın bildiği bir gerçek var: Bir binanın büyük olması, içindeki hizmetin de aynı ölçüde güçlü olduğu anlamına gelmez.
Mesele, yalnızca hastanenin kapısını açmak değil; o kapıdan giren hastanın teşhisini zamanında alması, ameliyatının gecikmemesi ve sağlık hizmetine erişirken yeni bir belirsizlikle karşılaşmamasıdır.
Çünkü vatandaşın gözünde hastane, mermerinden, camından, yatak sayısından ibaret değildir. Hastane, derdine çare aradığı yerdir. İnsan oraya fotoğraf çektirmeye değil, şifa bulmaya gider.
323,5 Milyon Liralık İhale, Cevap Bekleyen Sorular
Şimdi gelelim kamuoyunda tartışılması gereken asıl meseleye…
Şanlıurfa Şehir Hastanesi için cerrahi alet alımına yönelik, yaklaşık maliyeti 323 milyon 566 bin liranın üzerinde olduğu belirtilen ve 2026/612729 kayıt numarasıyla gündeme gelen ihalenin iptal edildiği bilgisi paylaşılıyor.
Öte yandan bazı ameliyatların cerrahi malzeme ve aletlere ilişkin sorunlar nedeniyle aksadığı yönünde iddialar da dile getiriliyor.
Burada dikkatli konuşmak gerekiyor. Bir ihalenin iptal edilmesi, tek başına usulsüzlük yapıldığını göstermez. İptalin teknik, idari veya mali gerekçeleri olabilir. Aynı şekilde, ameliyatların yapılamadığına ilişkin iddialar da ilgili kurumların açıklaması ve somut verilerle açıklığa kavuşturulmalıdır.
Ancak bütün bunlar, kamuoyunun soru sorma hakkını ortadan kaldırmaz.
Tam tersine…
Milyonlarca liralık bir kamu kaynağını ilgilendiren ve doğrudan sağlık hizmetlerinin niteliğiyle bağlantılı bir konuda şeffaflık, idarenin tercihine bırakılabilecek bir lüks değildir.
İhale neden iptal edildi? İptal kararı hangi gerekçeye dayanıyor? Cerrahi aletlerin mevcut envanteri yeterli mi? Hastanede hangi ameliyatlar düzenli olarak yapılabiliyor, hangi branşlarda kapasite sorunu yaşanıyor? Yeni bir tedarik süreci başlatıldı mı? Başlatıldıysa hizmette kesinti yaşanmaması için nasıl bir planlama yapıldı?
Bunlar ne siyasi polemik sorularıdır ne de bir kurumu yıpratma girişimi…
Bunlar, kamu adına sorulması gereken son derece meşru sorulardır.
Hele ki söz konusu olan, insan sağlığıysa…
Urfa’nın Dediği Şudur: Bina Tamam, Hizmet Tamam mı?
Urfalı, yapılan yatırımı görmezden gelmez. Şehrine yapılan hizmetin kıymetini de bilir. Ama aynı Urfalı, yıllardır çözüm bekleyen meseleleri nedeniyle artık yalnızca açılış törenlerine bakarak hüküm vermiyor.
Çünkü bu memlekette vatandaşın hafızası var.
Bir hastanenin açılması elbette başarıdır; fakat o hastanenin sürdürülebilir, erişilebilir ve nitelikli sağlık hizmeti sunması başarının asıl ölçüsüdür.
Sağlık hizmetlerinde bina, insan kaynağı, tıbbi cihaz, cerrahi alet, ilaç, lojistik ve idari planlama birbirinden bağımsız düşünülemez. Bunlardan birindeki eksiklik, sistemin diğer unsurlarını da etkileyebilir. Kâğıt üzerinde yüksek kapasiteye sahip bir hastanenin fiilî hizmet kapasitesi ise ancak bütün bu bileşenler birlikte çalıştığında ortaya çıkar.
Başka bir ifadeyle, 2 bin yataklık kapasiteyi açıklamak kolaydır; o kapasitenin her gün, her hastaya ne ölçüde hizmet verdiğini göstermek ise gerçek sınavdır.
Urfa’nın ihtiyacı da tam olarak budur: Rakamların ötesine geçen, ölçülebilir ve vatandaşın hayatında karşılığı olan bir sağlık hizmeti.
Bir De Yemek İhalesi Meselesi Var
Kamuoyuna yansıyan bir diğer konu da hastanenin yemek hizmetine ilişkin ihalenin iptal edildiği bilgisi.
Bu başlık da açıklığa kavuşturulmalı.
İhale iptal edildiyse hastanenin yemek hizmeti bugün hangi yöntemle karşılanıyor? Hizmet mevcut bir sözleşme kapsamında mı sürdürülüyor, geçici bir düzenleme mi yapıldı, yoksa yeni bir tedarik süreci mi işletiliyor? Hizmeti hangi firma veriyor ve bu hizmetin hukuki dayanağı nedir?
Bu soruları sormak, herhangi bir firmayı ya da kamu görevlisini suçlamak anlamına gelmez. İhale süreçlerinin ve kamu harcamalarının açıklanmasını istemek, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin doğal gereğidir.
Kamu kaynağı kullanılıyorsa kamuoyu bilgi sahibi olabilmelidir. Hele ki mesele, hastanede tedavi gören insanların beslenmesi ve günlük hizmetlerinin aksamamasıysa…
Urfalı’nın merak ettiği, kimin hangi koltukta oturduğu değil; işin nasıl yürüdüğü, hizmetin nasıl sürdürüldüğü ve kamu kaynağının hangi gerekçeyle kullanıldığıdır.
Bu kadar basit.
Açılış Töreni Bitti, Şimdi Hesap Verme Zamanı
Kamu yatırımlarının başarısı yalnızca açılış günündeki görüntülerle ölçülmez. Asıl değerlendirme, yatırım hizmet vermeye başladıktan sonra yapılır. Hizmetin sürekliliği, kaynakların etkin kullanımı, personel yeterliliği, tedarik zincirinin işleyişi ve hasta memnuniyeti bu değerlendirmenin temel unsurlarıdır.
Bu nedenle Sağlık Bakanlığı ve Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumların, kamuoyunda gündeme gelen iddialara açık ve somut yanıtlar vermesi gerekir.
İhale iptalinin gerekçesi açıklanmalı. Cerrahi aletlerin mevcut durumu ortaya konulmalı. Ameliyat hizmetlerinde herhangi bir aksama yaşanıp yaşanmadığı, yaşandıysa bunun kapsamı ve çözüm takvimi paylaşılmalı. Yemek hizmetinin hangi sözleşme veya idari düzenleme kapsamında yürütüldüğü de netleştirilmeli.
Bunlar yapılırsa tartışmaların önemli bir bölümü bilgiyle giderilir. Yapılmazsa söylentiler büyür, soru işaretleri çoğalır ve vatandaşın kuruma duyduğu güven gereksiz yere yara alır.
Kamu yönetiminde şeffaflık, yalnızca kriz çıktığında başvurulan bir yöntem değildir. Güvenin temel şartıdır.
Urfa’nın Beklentisi Çok Büyük
Şanlıurfa, sağlık yatırımlarını fazlasıyla hak eden bir şehir. Nüfusu, bölgesel konumu ve çevre illerden aldığı hasta yükü düşünüldüğünde, Şehir Hastanesi’nin güçlü bir sağlık merkezi olarak çalışması yalnızca Urfa için değil, bütün bölge için önem taşıyor.
Bu kadar büyük bir yatırımın atıl kapasiteyle anılması da hizmet eksiklikleriyle gündeme gelmesi de istenmez. Doğru olan, sorun varsa tespit edilmesi, sorumluluk alanlarının belirlenmesi ve çözümün gecikmeden hayata geçirilmesidir.
Kimse peşinen suçlanmamalı; ama hiç kimse de kamu adına soru sorulmasından rahatsız olmamalı.
Urfalıca söyleyelim: Hele bir durun, daha işin başındayız; ama bu kadar büyük yatırımın hakkı da tam hizmettir.
Vatandaşın beklentisi hamasi cümleler değil, işleyen bir sistemdir. Hastaneye gittiğinde doktorunu, gerekli cihazı ve tıbbi malzemeyi bulabilmek; ameliyat gerekiyorsa bunun hangi koşullarda ve ne zaman yapılacağını öğrenebilmektir.
Kimse lüks istemiyor. Kimse ayrıcalık beklemiyor. İnsanlar yalnızca sağlık hizmetinin eksiksiz ve güvenilir biçimde sunulmasını istiyor.
Kurdele kesildi. Fotoğraflar çekildi. Açılış tamamlandı.
Şimdi sıra, bu büyük yatırımın günlük hayatta ne ürettiğini göstermekte.
Çünkü hastanenin büyüklüğünü beton değil, sunduğu hizmet belirler. Başarıyı açılış töreni değil, hastanın aldığı sonuç gösterir.
Şanlıurfa’ya hastane yapmak önemliydi. Şimdi o hastaneyi eksiksiz çalıştırmak gerekiyor.
Kurdele kesildi…
Peki, ameliyat aletleri nerede?
