Bozova’da 185 Milyonluk Fatura: Kim, Ne Aldı, Kaça Aldı? | Urfam Haber | Şanlıurfa'nın Haber Sitesi
SON DAKİKA

Bozova’da 185 Milyonluk Fatura: Kim, Ne Aldı, Kaça Aldı?

Bozova Belediyesi altı aylık gelir-gider tablosunu açıkladı.

Bu haber 07 Ekim 2026 - 14:50 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İyi de yaptı.

Kamu parasının nasıl kullanıldığının kamuoyuna anlatılması, belediyeciliğin olmazsa olmazıdır.

Fakat mesele tam da burada başlıyor.

Çünkü bir belediyenin hesabını açıklaması, hesap verme sürecinin sonu değil, başlangıcıdır.

Ortada yaklaşık 185 milyon liralık bir gider tablosu var.

Şimdi vatandaşın sorması gereken soru çok basit:

Kim, ne aldı, kaça aldı?

İşte asıl mesele bu.

Rakamlar açıklandı, şimdi sıra ayrıntıda

Belediyenin açıkladığı verilere göre altı aylık dönemde yaklaşık 180 milyon lira gelir elde edilirken harcamalar 185 milyon lirayı aşıyor.

Aradaki fark yaklaşık 4,9 milyon lira.

Ancak bu rakamın tek başına iyi ya da kötü olduğunu söylemek mümkün değil.

Çünkü bir belediyenin mali tablosunu değerlendirmek için sadece toplam gelire ve toplam gidere bakılmaz.

Paranın nereye gittiğine bakılır.

Hangi hizmet için harcandı?

Hangi yöntem kullanıldı?

Kimden satın alındı?

Piyasa fiyatı neydi?

Kaç teklif alındı?

İş gerçekten yapıldı mı?

Ve yapılan işin karşılığı ödenen parayla örtüşüyor mu?

İşte kamuoyunun görmek istediği gerçek tablo budur.

Yaklaşık 100 milyon liralık personel maliyeti

Personel ve SGK ödemeleri birlikte değerlendirildiğinde belediyenin altı aylık insan kaynağı maliyeti yaklaşık 100 milyon liraya yaklaşıyor.

Burada kimsenin peşinen “fazla” ya da “normal” deme hakkı yok.

Çünkü personel sayısını bilmiyoruz.

Dolayısıyla soruyoruz:

Bozova Belediyesi’nde kaç kişi çalışıyor?

Kaçı kadrolu?

Kaçı sözleşmeli?

Kaçı belediye şirketleri üzerinden istihdam ediliyor?

Son bir yılda personel sayısında ne kadar değişiklik oldu?

Ortalama personel maliyeti ne?

Bu soruların cevapları açıklandığında yaklaşık 100 milyon liralık giderin fotoğrafı daha net görülecektir.

Kaldı ki kamuoyunun bu soruları sorması, çalışanların emeğini tartışmaya açmak anlamına gelmez.

Mesele personelin kendisi değil, kamu kaynağının yönetimidir.

44,5 milyon liralık taş işi

Gelelim en dikkat çekici kalemlerden birine…

Taş alımı ve döşeme işi için yaklaşık 44,5 milyon lira harcandığı belirtiliyor.

Bu rakam, Bozova gibi bütçe imkânları sınırlı bir ilçe belediyesi açısından ciddi bir tutardır.

O halde ayrıntı istemek de son derece doğaldır.

Hangi mahallelerde çalışma yapıldı?

Kaç metrekare taş döşendi?

Taşın birim fiyatı neydi?

Döşeme işinin birim maliyeti ne kadar oldu?

İş hangi yöntemle ihale edildi?

Doğrudan temin kullanıldıysa hangi hukuki gerekçeyle kullanıldı?

Kaç firmadan teklif alındı?

İşi hangi firma üstlendi?

Hakedişler ne kadar?

Sahadaki gerçekleşme ne?

Bunların cevabı verilirse tartışma somut zemine oturur.

Verilmezse rakam, beraberinde soru işareti taşımaya devam eder.

Doğrudan temin: Yasal yöntem, ama denetimsiz alan değil

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Doğrudan temin, tek başına usulsüzlük anlamına gelmez.

Mevzuatın belirlediği şartlar içerisinde başvurulabilen yasal bir satın alma yöntemidir.

Ancak yasal olması, kamuoyunun soru sormasını da engellemez.

Tam tersine, doğrudan teminlerde de kamu kaynağının etkin kullanılıp kullanılmadığı sorgulanabilir.

Örneğin:

Aynı ihtiyaç farklı tarihlerde küçük parçalara ayrılmış mı?

Aynı firmalar tekrar tekrar tercih edilmiş mi?

Piyasa araştırması nasıl yapılmış?

Teklifler kimlerden alınmış?

Fiyat karşılaştırması yapılmış mı?

Alınan ürün veya hizmetin bedeli piyasa koşullarıyla uyumlu mu?

Bunların hiçbirine bakmadan “usulsüzlük var” demek yanlış olur.

Ama hiç sormamak da kamu denetimi açısından doğru değildir.

İddia başka, belge başka.

Şüphe başka, tespit başka.

Soruşturma başka, hüküm başka.

Gazeteciliğin hukuki sınırı da tam olarak buradan geçer.

EKAP kayıtları neden önemli?

İhale süreçlerinde EKAP kayıtları, kamuoyunun bakabileceği önemli bir kaynak.

Dolayısıyla özellikle yüksek tutarlı alımlarda şu soruların cevabı önem taşıyor:

İhale ilanı yayımlandı mı?

Kaç firma teklif verdi?

İhaleyi kim kazandı?

Yaklaşık maliyet neydi?

Sözleşme bedeli ne oldu?

İşin süresi neydi?

Hakedişler nasıl gerçekleşti?

Ve belki de en kritik soru:

Aynı firmalar belediyenin farklı işlerinde tekrar tekrar karşımıza çıkıyor mu?

Bu soru bir suçlama değildir.

Bu, denetim sorusudur.

Eğer aynı firmalar tekrar tekrar iş alıyorsa bunun mutlaka hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez.

Ancak neden aynı firmaların öne çıktığının, rekabetin nasıl oluştuğunun ve fiyatların piyasa koşullarına uygun olup olmadığının incelenmesi kamu yararınadır.

Eğer böyle bir tekrar yoksa, EKAP ve ihale dosyaları zaten bunu gösterecektir.

Belge varsa tartışmaya gerek kalmaz.

Akaryakıt ve araç giderleri de masada

Bir diğer başlık akaryakıt.

Altı aylık dönemde yaklaşık 11 milyon liralık akaryakıt giderinden söz ediliyor.

Buna yaklaşık 7,5 milyon liralık araç bakım-onarım gideri de ekleniyor.

Burada da sorular belli:

Belediyenin aktif araç sayısı kaç?

Araçların aylık yakıt tüketimi nedir?

Akaryakıt hangi yöntemle satın alındı?

Hangi firma veya firmalardan alındı?

Araç bazında tüketim kayıtları tutuluyor mu?

Bakım-onarım giderlerinin araç bazındaki dağılımı nedir?

Bu soruların cevabı, rakamın makul olup olmadığını değerlendirmek açısından önem taşıyor.

18 milyonluk ilaçlama

İlaçlama kalemi de ayrıca dikkat çekiyor.

Yaklaşık 18,2 milyon liralık bu harcama için de kamuoyunun bilmek isteyeceği ayrıntılar var.

Hangi bölgeler ilaçlandı?

Hizmetin süresi ne kadardı?

Kaç araç ve personel çalıştı?

Hangi firma hizmet verdi?

İhale bedeli neydi?

Ödeme neye göre yapıldı?

Bunlar açıklanırsa, vatandaş “18 milyon neden harcandı?” sorusunun cevabını somut biçimde görebilir.

Şeffaflık sadece tablo paylaşmak değildir

Bozova Belediyesi’nin gelir-gider tablosunu açıklaması önemli.

Ama gerçek şeffaflık bundan sonra başlıyor.

Çünkü vatandaş artık sadece toplam harcamayı görmek istemiyor.

Paranın hikâyesini bilmek istiyor.

Kim aldı?

Ne aldı?

Kaça aldı?

Hangi yöntemle aldı?

Kaç firma yarıştı?

Piyasa araştırması yapıldı mı?

İş yapıldı mı?

Yapıldıysa ne kadarı yapıldı?

Ödeme hangi belgeye dayanıyor?

İşte şeffaflık budur.

Bozova’da mesele suçlu aramak değil, hesabı görünür kılmak

Burada özellikle altını çizmek gerekiyor:

Ortadaki tabloya bakarak herhangi bir kişi, firma veya belediye yöneticisi hakkında “usulsüzlük yaptı”, “kamu zararı oluşturdu” ya da “yolsuzluk gerçekleştirdi” şeklinde kesin hüküm kurulamaz.

Böyle bir sonuca ancak somut belge, denetim, inceleme veya yetkili makamların tespitiyle ulaşılabilir.

Fakat aynı şekilde, kamuoyunun soru sormasının da önüne geçilemez.

Çünkü kamu parası söz konusu olduğunda hesap sormak, siyaset üstü bir vatandaşlık hakkıdır.

Bozova Belediyesi’nin önünde aslında çok basit bir fırsat var:

Eleştirileri tartışmaya çevirmek yerine belgeleri ortaya koymak.

İhale dosyalarını açıklamak.

Doğrudan teminlerin gerekçelerini göstermek.

Firmaları, sözleşmeleri ve hakedişleri şeffaflaştırmak.

Personel maliyetinin ayrıntısını paylaşmak.

Akaryakıt ve araç giderlerinin hesabını ortaya koymak.

Taş işinin nerede, ne kadar ve hangi bedelle yapıldığını göstermek.

Bunlar yapıldığında kimsenin söyleyecek fazla sözü kalmaz.

Çünkü belge konuşur.

Ve gazetecilik açısından en güçlü cevap da budur.

Bozova’da mesele 185 milyon liranın harcanmış olması değil.

Asıl mesele;

185 milyon liranın nasıl harcandığının herkes tarafından anlaşılabilir olmasıdır.

Çünkü kamu yönetiminde şeffaflık, “hesap verdik” demekle değil,

hesabın tamamını göstermekle ölçülür.