UMMAM Dernek Başkanı Şükrü Kırboğa, Şanlıurfa’dan Ankara’nın Polatlı ilçesine mevsimlik tarım işçisi olarak gelen aileleri ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette işçilerin yaşam koşulları yerinde gözlemlenirken, ailelerin karşılaştığı sorunlar hakkında bilgi alındı.
Mevsimlik işçilerin yaşam koşulları incelendi
Polatlı’da mevsimlik tarım işçilerinin kaldığı çadır ve barınma alanlarını ziyaret eden Şükrü Kırboğa, ailelerle görüşerek günlük yaşamlarında karşılaştıkları güçlükleri dinledi.
Ziyarette barınma koşullarının yanı sıra temiz suya erişim, sağlık hizmetleri, hijyen ve eğitim gibi temel ihtiyaçlar da ele alındı.
Çocukların çalışma koşullarına dikkat çekildi
Ziyaretin dikkat çeken başlıklarından biri ise tarım alanlarında çalışan çocuklar oldu. Küçük yaşta tarlalarda çalışmak zorunda kalan çocuklarla bir araya gelen Kırboğa, çocukların yaşam ve çalışma koşullarını yakından gözlemledi.
Mevsimlik tarım işçiliğinin çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekilen ziyarette, çocukların eğitimden uzak kalmaması ve daha güvenli yaşam koşullarına kavuşmasının önemine vurgu yapıldı.
Kırboğa’nın, çocukların ellerindeki çalışma izlerini ve zorlu koşulların oluşturduğu fiziksel etkileri yerinde gözlemlemesi, ziyaretin önemli anlarından biri oldu.
Temel ihtiyaçların karşılanması çağrısı
Mevsimlik tarım işçilerinin her yıl farklı bölgelere çalışmak amacıyla göç etmek zorunda kaldığına dikkat çekilirken, geçici barınma alanlarında yaşayan ailelerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasının önem taşıdığı belirtildi.
Özellikle temiz su, sağlık, hijyen, güvenli barınma ve eğitim alanlarında yaşanan sorunların çözümü için ilgili kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğinin önemine dikkat çekildi.
UMMAM Derneği’nin de mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve özellikle çocukların daha sağlıklı, güvenli ve eğitimden kopmadan yaşamlarını sürdürebilmeleri amacıyla çalışmalarına devam edeceği ifade edildi.
Şanlıurfa’dan Polatlı’ya uzanan mevsimlik tarım işçilerinin yaşam mücadelesi, çocukların eğitim ve güvenli yaşam hakkının yanı sıra barınma ve temel ihtiyaçların karşılanması konusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
