AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu’nun Şanlıurfa ziyareti, kent gündeminin yanı sıra basın mensuplarının soru sorma taleplerinin karşılık bulmamasıyla da gündeme geldi.
Şanlıurfa’nın sorunlarını doğrudan Yenişehirlioğlu’na yöneltmek isteyen gazetecilerin soru sorma fırsatı bulamaması, daha önce dile getirilen “Urfa basınımız başımızın tacıdır” sözlerini yeniden tartışmaya açtı.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” kapsamında Şanlıurfa’da çeşitli temaslarda bulundu.
Kentte siyasi parti teşkilatları, sivil toplum kuruluşları ve farklı kesimlerle bir araya gelen Yenişehirlioğlu’nun programlarını takip eden basın mensupları ise Şanlıurfa’nın gündemindeki sorunları doğrudan Grup Başkanvekiline sormak istedi.
Ancak gazetecilerin soru yöneltme taleplerinin karşılık bulmaması dikkat çekti.
URFA’NIN SORULARI VAR, MİKROFON YOK
Şanlıurfa’nın gündeminde uzun süredir tartışılan çok sayıda konu bulunuyor.
İşsizlik, istihdam, eğitim, sağlık, Şanlıurfa Şehir Hastanesi, ulaşım, altyapı, tarım, sulama, kırsal mahallelerin yol sorunları ve kamu yatırımları vatandaşların cevap beklediği başlıkların yalnızca bir bölümünü oluşturuyor.
Gazeteciler de tam olarak bu nedenle soru sormak istiyor.
Vatandaşın merak ettiği konuların doğrudan siyasi temsilcilere aktarılması ve verilen cevapların kamuoyuyla paylaşılması basının temel görevleri arasında yer alıyor.
Ancak Şanlıurfa ziyaretinde gazetecilerin soru yöneltme imkânı bulamaması, “Kent sorunları konuşulacaksa bu sorular kime sorulacak?” sorusunu gündeme getirdi.
“BAŞIMIZIN TACIDIR” SÖZÜ YENİDEN GÜNDEMDE
Yenişehirlioğlu’nun daha önce Şanlıurfa basınına yönelik “başımızın tacıdır” şeklindeki ifadeleri de yaşanan gelişmenin ardından yeniden hatırlandı.
Basın mensupları açısından mesele yalnızca birkaç sorunun sorulamaması değil.
Asıl tartışma, Şanlıurfa’nın sorunlarını doğrudan kente gelen üst düzey bir siyasi temsilciye aktarma fırsatının neden oluşmadığı noktasında yoğunlaşıyor.
Bir tarafta “baş tacı” olarak nitelendirilen bir basın…
Diğer tarafta soru sormak isteyen ancak karşılık bulamayan gazeteciler.
Ortaya çıkan bu tablo, söz ile uygulama arasında kamuoyunun dikkatini çeken bir soru işareti oluşturdu.
BASININ GÖREVİ SADECE DİNLEMEK DEĞİL
Gazetecilik yalnızca açıklamaları dinlemek ve kamuoyuna aktarmaktan ibaret değil.
Gazeteci, vatandaşın sorusunu sorar.
Eksik gördüğü noktayı gündeme getirir.
Eleştirel yaklaşır.
Yanıt bekler.
Ve aldığı cevabı kamuoyuna aktarır.
Özellikle kente gelen üst düzey siyasi temsilcilerin basın mensuplarıyla soru-cevap ortamında bir araya gelmesi, kent gündeminin doğrudan aktarılması açısından önem taşıyor.
Şanlıurfa gibi sorun ve beklentilerin yoğun olduğu bir kentte ise bu ihtiyaç daha da belirgin hale geliyor.
SORULAR SORULMADAN SORUNLAR NASIL KONUŞULACAK?
Şanlıurfa kamuoyunun beklentisi aslında oldukça açık.
Kentteki sorunların gündeme gelmesi, ilgili yöneticilere sorulması ve mümkün olduğunca somut cevapların kamuoyuyla paylaşılması.
Gazetecilerin soru sormasına imkân verilmediğinde ise vatandaşın merak ettiği soruların da siyasi temsilcilere doğrudan ulaştırılması zorlaşıyor.
Bu nedenle yaşanan durumun yalnızca basın mensuplarını ilgilendiren bir mesele olarak görülmemesi gerekiyor.
Çünkü gazetecinin soracağı soru çoğu zaman vatandaşın sorusudur.
ŞİMDİ CEVAP BEKLEYEN SORU ŞU
Yenişehirlioğlu’nun “Urfa basınımız başımızın tacıdır” sözleri kamuoyunda karşılık bulmuşken, soru sormak isteyen gazetecilerin karşılık bulamaması dikkat çekti.
Şimdi Şanlıurfa basınının ve kamuoyunun merak ettiği soru şu:
“Urfa basını başımızın tacıdır” deniliyorsa, Urfa’nın sorunlarını sormak isteyen gazetecilere neden soru sorma fırsatı tanınmıyor?
Bu sorunun cevabı, yalnızca gazeteciler açısından değil, Şanlıurfa kamuoyu açısından da önem taşıyor.
Çünkü basın, yalnızca açıklama aktaran bir araç değil; soran, sorgulayan ve vatandaş adına cevap arayan bir kamu görevi yürütüyor.
